close

Çağrı Merkezi
09:00 - 18.00

(850) 433-7397

En güncel kampanyalardan
ilk siz haberdar olun

Muhasebe – Finans

İşin terminolojisinden başlayacak olursak muhasebe, ekonomik faaliyetler yürüten tüm kuruluşların mali nitelikteki işlemlerini kaydeden, sınıflandıran, özetleyerek rapor eden ve sonuçlarını yorumlayan ve analiz eden  bilim dalıdır. Muhasebe tanımını tam anlamıyla anlamak için tanımını bilmek yeterli değildir. Bu bilimin temel terimlerini ve görevlerini de bilmek gereklidir.

Muhasebe, finansal işlemlerin kaydedilmesi, sıralanması, alınması, özetlenmesi ve sonuçların çeşitli rapor ve analizlerde sunulması ile birlikte kaydedilme işlemine verilen genel addır. Muhasebe aynı zamanda bu görevleri yerine getirmeye adanmış bir çalışma ve meslek alanıdır.

Finans ise faaliyetten en iyi şekilde yararlanmak için varlıkların, yükümlülüklerin ve fonların zaman, süreç, ortamlar içinde tahsisidir. Başka bir deyişle, riskleri ve belirsizlikleri ele alırken fonları en iyi şekilde yönetmek veya çoğaltmaktır. Finans büyük ölçüde üç bölüme ayrılmıştır: Kişisel Finans, Kurumsal Finans ve Kamu Finansı.

Muhasebe Nedir?

Muhasebe, bir işletmenin varlıkları ve kaynakları üzerindeki mali nitelikteki bilgileri kayıt, sınıflandırma, özetleme, analiz etme ve yorumlama gibi fonksiyonlar ile takip eden bilimsel bir sistemdir.

Muhasebe Amacı

Muhasebenin temel amacı, karar alıcılara karar alma sürecinde ihtiyaç duydukları bilgileri sağlamaktır. Yukarıda bahsedildiği üzere muhasebe, işletmede gerçekleşen parasal olaylar ile ilgili bilgileri üretmektedir. Buradan yola çıkarsak muhasebeyi en basit biçimde, işletmede gerçekleşen parasal/finansal/mali* olaylarla ilgili bilgi sistemi şeklinde tanımlayabiliriz.

Daha geniş bir ifadeyle muhasebe, bir işletmedeki finansal olayları tanımlayan, ölçen ve ilgili kişilere (karar alıcılara) finansal bilgileri ileten bir bilgi sistemidir. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi muhasebenin en önemli özelliği bir bilgi sistemi oluşudur.

Muhasebe bilgi sistemi işletme faaliyetleri ile ilgili bilgileri üretirken bazı temel fonksiyonları yerine getirmektedir. Bu temel fonksiyonları da kapsayacak şekilde muhasebe; finansal olayları yorumlayan, kaydeden, sınıflayan, özetleyen ve ürettiği bilgileri finansal raporlar halinde ilgili kişilere sunan bir bilgi sistemi biçiminde tanımlanabilir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere muhasebenin temel fonksiyonları yorumlama, kaydetme, sınıflama, özetleme ve raporlamadır.

İşletme içinde meydana gelen olaylardan muhasebeyi ilgilendiren finansal olaylar belirlendikten sonra bu finansal olaylar ilk olarak ilgili deftere kaydedilmektedir. Kaydetme ile eş zamanlı olarak benzer finansal olaylar gruplanarak sınıflandırılmaktadır. Bu işlemlerden sonra finansal raporların hazırlanabilmesi için kaydedilip sınıflandırılan finansal bilgiler özetlenmektedir. Özetlenen bilgiler kullanılarak finansal raporlar hazırlanmakta ve bu finansal raporlar vasıtasıyla işletme hakkındaki finansal bilgiler ilgili kişilere iletilmektedir. Hazırlanan finansal raporlar finansal tablolardan oluşmaktadır.

Muhasebe ile ilgili en önemli yanlış algılama, muhasebenin defter tutmak anlamına geldiğinin sanılmasıdır. Defter tutma muhasebenin sadece bir bölümünü oluşturmakta ve finansal olayların kaydedilmesi ile saklanmasından meydana gelmektedir. Tahmin edilebileceği gibi günümüzde muhasebe defterleri elle değil bilgisayar programları vasıtasıyla tutulmaktadır.

Muhasebe İlgilenenleri

Bir işletme hakkında karar alabilmek için işletme ile ilgili bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır. Muhasebe karar alıcılara, işletme hakkında alacakları kararlarda ihtiyaç duydukları finansal bilgileri finansal raporlar ile sunmaktadır. Bu nedenle muhasebe bilgi sisteminin nihai çıktısı finansal raporlardır. İşletme ve işletme faaliyetleri ile ilgili karar alan kişilere genellikle ilgili kişiler denilmektedir. Burada üzerinde durulması gereken husus ilgili kişilerin kimler olduğudur. Muhasebe bilgi sisteminin sunduğu finansal raporlara ihtiyaç duyan ilgili kişiler aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  • DEVLET: Kanun şart koşar, çünkü devletin ticaret yapılabilmesi için sağladığı huzur, altyapı (örn. yol, para, şirket tüzel kişilik altyapısı), ve ticareti düzenleyen kanunlar, anlaşmazlıklarda hâkimlik gibi hizmetleri sürdürmek için gerekli geliri vergi olarak alırken adaletli davranabilmesine yarar.
  • İDARECİLER: İş karmaşık ise, başkalarını çalıştırmak gerekiyorsa iş sahibi, ortakları, ve diğer yöneticilerce istenir, çünkü çalışanların yaptıklarını kontrol etmeye, hangi yapılanın daha karlı hangisinin zarara sebep olduğunu anlamaya, daha da güzel sonuçlar yönünde daha hesaplı düzeltmeler yapmaya olanak verir. Günlük telaş içinde fark edilmesi mümkün olmayan ama uzun süreyi kapsayan yüksek sayıda veriye örn. istatistik analiz veya yapay zeka uygulayarak toplu bakıldığında farkına varılabilecek öngörülmesi güç olan bilinmezlerin farkına varmaya olanak verir. Ayrıca karmaşık bir işletmenin günlük işleyişinde örn. vadeli ödemeler ve tahsilat konularında kurumsal hafıza işlevi görür.
  • SAHİPLERİ: Bir gün işletmenin kendisinin değeri söz konusu olursa (işletmeyi devretme, ortak olma, ortakların ayrılması, veraset, boşanma ve sözleşmeli evlilikte gerekebilen ortak mülkte pay hesabı gibi durumlarda) değerin saptanması için gerekli olan, işletmenin sahip olduğu kıymetler, alacaklar, borçlar ve olağan dönemsel girdi, çıktı, getiri gibi verilere muhasebe sayesinde ulaşılır.
  • DİĞER İLGİLİLER: İşletmenin faaliyetleri ile devlet, sahipleri ve idarecileri dışında, işletme için önemli başkaları da çeşitli sebeplerden ilgileniyor olabilirler. Bunlara da (örn. büyük borçlanmada karşı taraf, büyük müşteriler, nüfuzlu komşular, çevreciler, çoğu çalışanlar, iş müracaatı planlayanlar, işletmenin kullandığı iş gücünün tedarikçileri, ham madde tedarikçileri ya da hisselerinin ticaretinin aktörleri, ya da onları yönlendirebilecek olanlar) değerlendirme ve müzakere için kesin verilerle destek sağlar.

 

Muhasebenin Temel Kavramları

Muhasebenin temel kavramları ya da geçerliliğinin sürekliliğini devamlı gözettiği prensipleri şunlardır:

  • Sosyal Sorumluluk kavramı: Bu kavram, muhasebenin işlevini yerine getirme hususundaki sorumluluğunu belirtmekte ve muhasebenin kapsamını, anlamını, yerini ve amacını göstermektedir. Sosyal sorumluluk kavramı; muhasebenin organizasyonunda, muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve mali tabloların düzenlenmesi ve sunulmasında; belli kişi veya grupların değil, tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve dolayısıyla bilgi üretiminde gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılması gereğini ifade eder. Kar eden şirket müdürün isteği üzerine zarar etmiş bir şirket haline gelemez.
  • Kişilik kavramı: Bu kavram, işletmenin sahip veya sahiplerinden, yöneticilerinden, personelinden ve diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe sahip olduğunu ve o işletmenin muhasebe işlemlerinin sadece bu kişilik adına yürütülmesi gerektiğini öngörür. örneğin: işletme sahibinin kendisine ait bir elektrik faturasını işletmenin bir gideriymiş gibi kaydedemez. işletme gerçek kişilerden ayrı bir kişiliktir, bu kişilik ise tüzel kişiliktir.
  • İşletmenin Sürekliliği kavramı: Bu kavram, işletmelerin faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın sürdüreceğini ifade eder. Bu nedenle işletme sahiplerinin ya da hissedarlarının yaşam süreleriyle bağlı değildir. İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur. Bu kavramın, işletmeler açısından geçerliliğinin bulunmadığı veya ortadan kalktığı durumlarda ise, bu husus mali tabloların dipnotlarında açıklanır.
  • Dönemsellik kavramı: İşletmenin sürekliliği kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, hasılat, gelir ve kârların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılması bu kavramın gereğidir Bu kavramın, işletmeler açısından geçerliliğinin bulunmadığı veya ortadan kalktığı durumlarda ise, bu husus mali tabloların dipnotlarında açıklanır.
  • Parayla Ölçülme kavramı: Parayla ölçülme kavramı, parayla ölçülebilen iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçü olarak para birimiyle yansıtılmasını ifade eder. Muhasebe işlemleri ulusal para birimine göre yapılır.
  • Maliyet Esası kavramı: Maliyet esası kavramı; para mevcudu, alacaklar ve maliyetinin belirlenmesi mümkün veya uygun olmayan diğer kalemler hariç, işletme tarafından edinilen varlık ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde, bunların elde edilme maliyetlerinin esas alınması gereğini ifade eder.
  • Tarafsızlık ve Belgelendirme kavramı: Bu kavram, muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması ve muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsız ve ön yargısız davranılması gereğini ifade eder.
  • Tutarlılık kavramı: Tutarlılık kavramı, muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereğini ifade eder. İşletmelerin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve bunlara ilişkin yorumların karşılaştırılabilir olması bu kavramın amacını oluşturur. Tutarlılık kavramı, benzer olay ve işlemlerde, kayıt düzenleri ile değerleme ölçülerinin değişmezliğini ve mali tablolarda biçim ve içerik yönünden tek düzeni öngörür. Geçerli nedenlerin bulunduğu durumlarda, işletmeler, uyguladıkları muhasebe politikalarını değiştirebilirler. Ancak bu değişikliklerin ve bunların parasal etkilerinin mali tabloların dipnotlarında açıklanması zorunludur.
  • Tam Açıklama kavramı: Tam açıklama kavramı, mali tabloların bu tablolardan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır olmasını ifade eder. Mali tablolarda finansal bilgilerin tam olarak açıklanması yanında, mali tablo kalemleri kapsamında yer almayan ancak alınacak kararları etkileyebilecek, gerçekleşmesi muhtemel olaylara da yer verilmesi bu kavramın gereğidir.
  • İhtiyatlılık kavramı: Bu kavram, muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınması gereğini ifade eder. Örneğin, ileri bir tarihte bedeli tahsil edilmek üzere bir mal veya hizmet satılırsa hemen gelir olarak kaydedilmemeli, tahsilat yapıldıktan sonra kaydedilmelidir. Aynı şekilde bir gider veya zarar kesinleşmese bile ortaya çıktığında bunun için karşılık ayrılmalıdır.
  • Önemlilik kavramı: Bir hesap kalemi veya mâli bir olayın nispî ağırlık ve değerinin mali tablolara dayanılarak yapılacak değerlemeleri veya alınacak kararları etkileyebilecek düzeyde olmasını ifade eder. Önemli hesap kalemleri, finansal olaylar ve diğer hususların mali tablolarda yer alması zorunludur.
  • Özün önceliği kavramı: İşlemlerin muhasebeye yansıtılması ve değerlendirmelerinin yapılmasında biçimlerinden çok özlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtir. İşlemlerin biçimleri ile özleri paraleldir, bazı durumlarda farklılıklar ortaya çıkabilir. Bu durumda, özün biçime önceliği esastır.

Muhasebenin Fonksiyonları

Muhasebe ilk zamanlar sadece ticari işlemleri kaydedilmesi olarak görülmekteydi. Daha sonraki gelişmeler çerçevesinde yapılan muhasebe kavramı; “para ile ifade edilebilen işlem ve olayların kaydedilmesini, sınıflandırılmasını, raporlanmasını ve yorumlanmasını içeren bir teknik” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımla muhasebeye farklı görevlerin verildiği anlaşılmaktadır. Fakat son zamanlardaki ekonomi biliminin ve ticaretin gelişmesiyle, bu görevlerinin arasına işletme yöneticilerinin karar alma ve uygulamaları denetleme faaliyetlerine ışık tutacak bilgilerin oluşturulması sorumluluğu da eklenmiştir. Muhasebenin üstlendiği bu görevler aslında muhasebenin fonksiyonlarıdır. Bu fonksiyonlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Belgeleme Fonksiyonu : Muhasebe süreci belgeleme fonksiyonuyla başlar. Muhasebeye konu olan her bir mali nitelikli işlemin belgeye dayanması gerekir. Bu belgeler yasalarda belirtilen düzenlenmesi zorunlu ya da ticari geleneklere göre düzenlenmesi gereken belgelerdir. Mali yada parasal nitelikteki işlemlerin kanıtları durumundaki bu belgelerin doğruluğunun kesin olması gerekmektedir.
  • Kaydetme Fonksiyonu: para ile ifade edilebilen işlem ve olayların, belgelere dayanarak muhasebe sistemi içinde işletmenin mükellefiyet türüne göre tutmak zorunda olduğu muhasebe defterlerine kayıt yapılması aşamasıdır. Muhasebede kayıtlar doğru ve düzgün tutulmadan diğer fonksiyonların da bir anlamı kalmaz. Para ile ifade edilemeyen ancak, işletme için çok önemli olan “genel müdürün istifası” gibi bir olay muhasebe işlemi oluşturmazken; işletme için sıradan olan “stoktan bir mal çıkışı” gibi bir olay parayla ifade edildiğinden bir “muhasebe” işlemi oluşturur. Bu yüzden Kaydetme fonksiyonu parayla ifade edilebilen mali nitelikteki olaylar ve işlemlerin tarih sırasına göre kaydedilmesini ifade etmektedir. Tarih sırasına göre işlemlerin kaydedildiği deftere yevmiye defteri denir.
  • Sınıflandırma Fonksiyonu: Derlenen ve zaman sırasına göre kaydedilen bilgilerin niteliklerine göre tasnif edilmesidir. Böylece farklı nitelikteki ve gruplardaki işlemler, birbirleri ile karıştırılmadan farklı sınıflarda incelenebilir. Örneğin, alınan çekler, senetler, giderler ve bankaya yatırılan paralar muhasebe tarafından farklı kümeler halinde toplanır. Bu sınıflandırma işi, yevmiye defterine tarih sırasıyla yapılan kayıtların, aynı nitelikteki işlemleri bir arada görmemizi sağlayacak biçimde defteri kebir (büyük defter) hesaplarına aktarılması yoluyla gerçekleştirilir.
  • Özetleyerek Raporlama Fonksiyonu: Sınıflandırılan işlemler dönem sonlarında toplanarak daha kolay sonuçlar çıkarabilmek ve yapılan kayıtların kontrolünü sağlamak için özetlenir. Dönem sonlarında işletmeler yüzlerce, belki binlerce işlem yapmış olurlar. Bu işlemeleri teker teker incelemek çok uzun zaman alacağından, aynı nitelikteki işlemleri özetleyerek görmek kişilere daha fazla yarar sağlamaktadır. Muhasebe sisteminde özetleme fonksiyonu, defteri kebirden (büyük defter) mizan alınarak yapılır. Raporlama fonksiyonunda; kaydedilen, sınıflandırılan ve özetlenen işlemler, mali tablolar aracılığı ile işletmelerin her türlü sonuçları ortaya çıkarılarak işletme hakkında bilgiler ve yorumlar yapılır. İşletme bu raporlar sayesinde geleceğine karar vermekte ve yeni kararlar almaktadır. Raporlama aşamasında muhasebe tabloları kullanılır ve bu tabloların en önemlileri bilanço ve gelir tablosudur.
  • Analiz Etme ve Yorumlama Fonksiyonu : Belgelendirme, Kaydetme, Sınıflandırma ve Özetleyerek raporlama muhasebenin klasik fonksiyonları olarak belirtilebilir. Ancak, muhasebe yardımıyla işletme hakkındaki bilgilerin analiz edilmesi ve yorumlanması günümüzde büyük önem kazanmıştır. Bu son aşamaya da muhasebenin Modern Fonksiyonu denilmektedir. Analiz ve Yorumlama Fonksiyonu ile raporlarda yer alan özet bilgiler ve bunları kendi aralarındaki ilişkileri analize tabi tutularak maliyet hesapları yapılmakta, nakit akımı, fon akımı, net çalışma sermayesi gibi çeşitli mali tablolar düzenlemekte, işletme bütçelerini tanzim edilmektedir. Bu analiz, değerlendirme ve yorumlar; hem işletme yöneticilerinin işletme faaliyetlerini kontrol altında tutabilmelerine, karar alabilmelerine yardımcı olurken hem de işletme ile ilgili diğer çeşitli menfaat gruplarının alacakları kararları da etkilemektedir.

Muhasebe Çeşitleri

Muhasebe; Genel Muhasebe, Maliyet Muhasebesi ve Yönetim Muhasebesi olmak üzere üç ana bölüme ayrılır. İhtisas muhasebeleri olarak isimlendirilen banka muhasebesi, inşaat muhasebesi, konaklama muhasebesi vb. uygulamalar da muhasebenin bu üç bölümünden yararlanır.

 

Genel Muhasebe

Genel muhasebe, finansal muhasebe olarak da ifade edilmektedir. İşletmenin varlıkları (Aktifleri) ile bu varlıkları elde etmek için kullanıldığı kaynakları (Pasifler), işletmenin gelirlerini ve işletme giderlerini ortaya koyan muhasebe dalıdır. Bir işletmede oluşan parasal işlemlerin tamamı hiçbir değişikliğe uğramadan, objektif bir şekilde belgelere dayalı olarak kaydedilmektedir.

Genel muhasebe verileri finansal tablolar (Bilanço Tablosu, Gelir Tablosu) aracılığı ile gösterilir, bu tablolar bir işletmenin geçmiş mali performansı ile bugünkü mali durumu hakkında bilgiler vermektedir. Finansal tabloların nasıl hazırlanacağına dair standartlar bulunmaktadır. Finansal muhasebe sonuçları alacaklılar, ortaklar ya da devlet gibi işletme dışı grupları yakından ilgilendirmektedir. Bu sonuçların yorumlanması aynı zamanda işletme içi gruplar için de önemlidir. Finansal muhasebe sonucunda elde edilen verilen çeşitli temel analiz yöntemleri kullanılarak birbirleri ile karşılaştırılmakta ve geleceğe dair yatırım ya da yönetim kararlarının alınmasında kullanılmaktadır. Finansal muhasebe bir işletmeye aşağıdaki faydaları sağlar:

  • Yapılan işlemlerin geçmişe dönük olarak detaylı bir şekilde kaydedilmesi,
  • İleriye dönük borç-alacak gibi hesapların takip edilmesi,
  • İşletmelerin parasal işlemlerin doğru ve eksiksiz yürüdüğünün teyit edilmesi,

Genel muhasebe tüm işletmeler için zorunludur, bu nedenle muhasebenin temeli olarak görülmelidir. Genel muhasebe sektörel uygulamalara göre; örneğin banka muhasebesi, inşaat muhasebesi, otel muhasebesi şeklinde isimlendirilmektedir.

Maliyet Muhasebesi

Maliyet muhasebesi, üretim yapan işletmelerin kullandığı bir muhasebe türüdür. Maliyet muhasebesinin amaçları aşağıda listelenmiştir:

  • Üretilen malların birim maliyetini hesaplamak (Mamül, yarı mamül ve satılan mal maliyeti, gibi) ve buna göre ürünlerin satış fiyatını doğru tespit etmek.
  • Gider kontrolüne yardımcı olmak, giderlerde sapma olup olmadığını tespit etmek,
  • Gider bütçelerini düzenlemek, finansal planlamaya yardımcı olmak,
  • İşletmenin geleceği ile ilgili kararları kararlaştırarak yönetimsel kararlara yardımcı olmak. Örneğin işletmelerde yeni bir ürün çıkarmak, yeni bir üretim hattı kurmak gibi kararlar alınırken maliyet muhasebesinden faydalanılmaktadır.

Maliyet muhasebesi 7A, 7B gibi çeşitli hesapların yardımıyla tutulmaktadır. Maliyet muhasebesinde sık kullanılan kavramlar; maliyet, harcama, gider, gelir, hasılat şeklinde listelenebilir. Maliyet muhasebesini genel muhasebeden ayırmak mümkün değildir, maliyet hesaplarına ışık tutacak bütün bilgiler genel muhasebe hesaplarından alınmaktadır. Aynı şekilde maliyet muhasebesi uygulanmadan genel muhasebenin çıktıları olan finansal tabloların hazırlanması da mümkün değildir. Bu durumda maliyet muhasebesi genel muhasebenin bir alt basamağı sayılırken, aynı zamanda da geleceğe yönelik kararların alınmasına etkisi ile yönetim muhasebesinin yardımcısıdır.

Yönetim Muhasebesi

Genel (finansal) muhasebe hem işletme içine hem de işletme dışına bilgi sağlarken yönetim muhasebesi yalnızca işletme içinde kullanılmaktadır. Yönetim muhasebesi aslında finansal muhasebe ve maliyet muhasebesinin sağladığı bilgilerin yönetime katkıda bulunacak şekilde tekrar işlenerek işletme yönetimine sunulmasıdır. Bu bilgiler ışığında yöneticiler işletmenin finansal durumu ile ilgili planlama yapabilmekte ve kontrol sağlamaktadırlar.

Finansal muhasebe ile yönetim arasındaki farklar şu şekildedir:

  • İki muhasebe çeşidinin hizmet ettiği grup farklıdır. Yönetim muhasebesi iç gruplara yönelik hazırlanır.
  • Finansal muhasebe genel kabul görmüş standartlara göre hazırlanmak zorundadır. Yönetim muhasebesi yönetimin ihtiyaçları doğrultusunda katı kurallara bağlı olmaksızın hazırlanır.
  • Finansal muhasebe geçmişi, yönetim muhasebesi ise geleceği göstermektedir.
  • Finansal muhasebe zorunludur, yönetim muhasebesinin uygulanması ise isteğe bağlıdır.

Muhasebe Programı

Muhasebe programı, faturalandırılması gereken ürün veya servislerin takibinin yapıldığı, tek bir müşteri veya birden fazla müşteriye ilişkin mali detay kayıtlarının tutulduğu bilgisayar destekli yazılımlardır. İlk defa 1994 yılında kullanılmaya başlanan muhasebe programları, önceleri basit ihtiyaçları takip etmeye yardımcı olurken bugünün modern yazılımları muhasebe adına firmaların tüm ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılamaktadır.

Birçok firma, gelir ve giderlerinin takibinin yapılması, ödenecek vergilerden haberdar olunması, alım ve satım gücü gibi değerlerinin bilinmesi adına kendi muhasebesini tutmak zorundadır. Yasal bir zorunluluk ve bir verimlilik olarak görebileceğimiz muhasebe, önceden Excel, programı veya defterler aracılığıyla tutulurdu. Bir işletmenin fatura, fiş, makbuz, dekont gibi evraklarının sürekli toplanmasını ve işlenmesini gerektiren muhasebe süreci, küçük firmalar için bu şekilde halledilse bile işlem hacmi yüksek olan şirketlerde muhasebeyi geleneksel yöntemlerle devam etmek zorlu bir süreçtir. Defterler veya Excel gibi yazılımlar bir muhasebe programının sunacağı modüler yapısından uzak olduğu için bu araçlarla muhasebe yapmak verimsiz olmasının dışında zaman ve efor kaybına neden olur. Büyük veya küçük farketmeksizin, işlem hacmi yüksek olan ve mali durumunu sürekli kontrol altında tutmak isteyen firmalar çeşitli muhasebe programlarından destek alarak bu zorlu süreci verimli kılabilirler.

Otomasyonlaştırılmış muhasebe programları sayesinde onlarca kalemden veri tek bir kanal üzerinde toplanabilmektedir. Muhasebe programları, bir Excel veya defterin size sunamayacağı bazı ekstra avantajlara sahiptir. Örneğin işlediğiniz tüm verilere ilişkin işlem takibini kolayca yapabilir ve her istendiğinizde kapsamlı istatistik verilerine ulaşabilirsiniz.

Muhasebe Programı Çeşitleri

Bugün piyasada satışa sunulan hemen tüm muhasebe programları farklı ihtiyaçlar gözetilerek geliştirilmiştir. Bazı programlar, hemen her ölçekteki işletmenin kısıtlı muhasebe ihtiyacını karşılarken bazıları daha kapsamlı özellikler sunabilirler. Bu nedenden dolayı muhasebe programı çeşitleri hakkında bilgi sahibi olmanız doğru seçim yapmanızı kolaylaştıracaktır. Aşağıda belirteceğimiz çeşitlerin dışında farklı muhasebe programı alternatiflerinden söz edebiliriz. Bunun nedeni bazı işletmelerin kendine özel muhasebe programı kullanmayı tercih etmesidir.

Hemen her işletmenin muhasebe ihtiyacı aynı görünmesine rağmen kimi zaman işletmeler yazılımlarında ek özelliklere sahip olmak isteyebilirler. Bu modüler yapılar, hazır paket halinde satılan muhasebe programlarında yer almadığı için özel bir yazılımın hazırlanması gerekebilir. Muhasebe programı fiyatları 99 TL’den başlayarak 10 bin TL’ye kadar çıkabilir. İhtiyaçların değişmesi halinde muhasebe programınızı hazırlayacak yazılım firması daha yüksek fiyatlar talep edebilir.

  • Ön Muhasebe Programları: Ön muhasebe programları, bir işletmenin faturaları gelir-gider ve cari hesaplarının takibinin yapılabildiği kısıtlı özelliklere sahip programlardır. Bu programların bazıları web tabanlı bazıları ise masaüstü programlarıdır. Hayli yaygın kullanılıyor olması nedeniyle ön muhasebe programlarının ücretli ve ücretsiz sürümleri mevcuttur.
  • Ticari ve Mali Müşavir Muhasebe Programları: Ön muhasebe programlarına kıyasla kapsamlı özelliklere sahip olan bu programlar, modülerler ve ek paketlerle geliştirilebilmektedir. Ticari ve mali müşavir muhasebe programları, ön muhasebe programlarında bulunmayan genel muhasebe, beyanname, BA-BS, bordro ve defter gibi özellikleri içerebileceği gibi ihtiyaç duyulan diğer ek özelliklere sahip olabilir.
  • ERP Muhasebe Programları: ERP (Enterprise Resource Planning) veya Kurumsal Kaynak Planlaması programları, bir işletmenin muhasebe ihtiyaçlarının dışında üretim, satış ve insan kaynakları gibi işletmenin ihtiyaç duyduğu tüm takip ihtiyacına kapsamlı olarak yanıt verebilen programlardır.
  • Özel Muhasebe Programları: Sıfırdan veya modüller yardımıyla işletmenin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanan özel olarak tasarlanan muhasebe programlarıdır. Bazı iş kollarında hizmet veren firmaların ihtiyaçlarını yukarıda yer verdiğimiz yazılımlar görmeyebilir. Bu gibi durumlarda özel muhasebe programları tasarlatarak kullanabilirler.
Ön Muhasebe Nedir?

Ön muhasebe, işletmenin ücretle ifade edilen işlemlerini, yani işletmenin nakit parası, müşterileri, stokları, çekleri, banka hesapları, senetleri gibi temel unsurlarının kayıtlarını ve bunların hareketlerini takip etmek için kullanılır. Ön muhasebe şirketin kendi bünyesinde tutulur. 

Kasa Takibi

İşletmenin nakit işlemlerini takip eder. Bunun için bir kasa notu tutulabilir. İşletmenin nakitleri bu not ile takip edilebilir. Kasa hesabında işletmeye nakit girişi ve nakit çıkışı olduğu zaman hareketlilik meydana gelir. Bununla birlikte her nakit hareketinde kasa notuna kayıt yapılır. Yapılan tahsilatlar ve ödemeler kasa tarafından izlenir. Böylece işletmenin nakit parasını takip ederek günlük gelir ve gider takibi gözlemlenebilir.

Müşteri (Cari) Hesabı Takibi

İşletmenin beraber çalıştığı müşterileri takip etmektir. İşletme alıcılarına mal ve hizmet satar. Böylelikle işletmeye borçlanırlar. İşletme satıcılarından mal ve hizmet alırlar. Böylece işletme satıcılara karşı borçlanır. Cari hesap takibinde buradaki alıcılar ve satıcılar takip edilir. Alıcıların ve satıcıların borç ve alacakları takip edilir.

Fatura /İrsaliye İşlemleri

İşletme mal veya hizmet sattığı zaman fatura kesimi yapılır. Mal veya hizmet karşılığında ise fatura alınır. Buradaki fatura kesme seçeneğini gelen, giden fatura ve belgeleri takip eder.

Stok Giriş-Çıkış Takibi

İşletme mal aldığı zaman bunları giriş yapar, mal atıldığı zaman da kalan maldan düşer. Böylece malların takibini yaparak azalan malları veya biten malları belirleyebilir. Alış faturası ile stoklarımızda artış, satış faturası ile de stoklarımızda azalış meydana gelecektir.

Çek-Senetler Takibi

İşletmenin çek-senetlerini takip eder. Çek-senetlerin giriş çıkışlarını kaydeder ver ne kadar tahsil edilecek ve ne kadar ödenecek çek senet olduğu belirlenir. Bunların vadeleri de takip edilerek, ödeme zamanında ödemeler yapılır, tahsil zamanında tahsilatlar yapılır.

Banka Hesap Takibi

İşletmenin bankalardaki hesapları takip edilir. Bazen işletmenin elinde nakit olmadığı durumlarda banka hesapları kullanılır. İşletmenin çek ve senetlerinin vadeleri günü gününe takip edilerek bankada çek veya senedin tahsili için para olup olmadığını bu şekilde öğrenilir.

Ön Muhasebe Programları

Ön muhasebe programları, bir işletmenin faturaları gelir-gider ve cari hesaplarının takibinin yapılabildiği kısıtlı özelliklere sahip programlardır. Bu programların bazıları web tabanlı bazıları ise masaüstü programlarıdır. Hayli yaygın kullanılıyor olması nedeniyle ön muhasebe programlarının ücretli ve ücretsiz sürümleri mevcuttur. Bazı Ön Muhasebe programları aşağıda sıralanmıştır.

  • Akınsoft OctoPlus
  • Asistan
  • Atia
  • Aymet
  • Bilsoft
  • Datasoft
  • Defter
  • Dynamicube
  • Fenesoft
  • Kursoft
  • Lila
  • Noyax
  • Ofisassist
  • Organizma
  • Paraşüt
  • Turquaz
  • Vento
  • Verim
  • Yaylasoft
Finans Nedir?

Finans; bankacılık, borç, kredi, sermaye piyasaları, para ve yatırımlarla ilgili faaliyetleri açıklayan geniş bir terimdir. Temel olarak finans, para yönetimini ve gerekli fonları elde etme sürecini temsil eder. Finans aynı zamanda finansal sistemleri oluşturan para, bankacılık, kredi, yatırımlar, varlıklar ve borçların gözetimini, oluşturulmasını ve incelenmesini de kapsar. Finanstaki temel kavramların çoğu mikro ve makroekonomik teorilerden kaynaklanmaktadır. En temel teorilerden biri paranın zaman değeri olup temel olarak bugün bir doların, gelecekteki bir dolardan daha değerli olduğunu ifade eder. Finans kelimesinin kullanımı aslında Fransızca ile başlamıştır. 18. yüzyılda, İngilizce konuşan topluluklar tarafından paranın yönetimi anlamına gelecek şekilde uyarlanmıştır. Ayrıca, finansın yerini kolayca alabilen tek kelime değişim kelimesidir. Aslında finans, mevcut kaynakların değişiminden başka bir şey değildir. Finans, sadece paranın değişimi ve/veya yönetimi ile sınırlı değildir. Bu nedenle finans için; para, varlık, yatırım, menkul kıymetler vb. çeşitli kaynakları yönetme sanatıdır diyebiliriz.

Finansman Nedir?

Finansman, işletmelerin ticari faaliyetlerini yürütmek için kaynak sağlama veya yatırım yapma sürecidir. Bankalar gibi finansal kurumlar; işletmelere, tüketicilere ve yatırımcılara, hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için sermaye sağlarlar.

Finansman, ekonomik faaliyetlerimizin ruhudur. Herhangi bir ekonomik faaliyeti gerçekleştirmek için, para açısından bir araya getirilecek banknotlar, değerli eşyalar vb. belirli kaynaklara ihtiyacımız var. Finansman; üretim ve satış maliyetlerinin karşılanması, tazminatların ödenmesi vb. faaliyetleri gerçekleştirmek üzere gerekli olan fiziksel kaynakları elde etmek için bir ön koşuldur.

Finansman, herhangi bir finans kurumundan (banka, finans şirketi vb.) veya başka bir kişiden, gelecekte bir noktada geri ödeyeceğinize söz verdiğiniz parayı borçlandırmasını istemektir. Başka bir deyişle, bir araba satın aldığınızda, tüm parasına sahip değilseniz, bayi sizin için finanse edecek bir banka arayacaktır. Onaylandıktan sonra, banka araba satıcısına araba için para ödeyecek ve her ay size bir fatura gönderecektir. Size ödünç verilen paranın üstüne faiz ödemeyi kabul ederseniz banka size bu parayı ödünç verecektir. Başka bir deyişle, finansman bir süre boyunca bu parayı ve bazı ek ücret veya faizleri geri ödeme sözü vererek borç para almaktır.

Finansman, bir iş kurmak veya işletmek için kaynak sağlama ve tedarik etme yoludur. Bununla birlikte, işletme için sermaye sağlama eylemi olarak da tanımlanabilir. Sermaye, bir iş kurmada kullanılabilecek herhangi bir dayanıklı mal, para veya gayrimenkul olabilir. Borç finansmanı, bir iş planını işletmek için fon sağlamada en bilinen yöntemlerden biridir. Finans kurumları, faiziyle ödenmesi koşuluyla işinizi kurmak veya zaten var olan işletmenizin ihtiyacını karşılamak maksadıyla borç verirler. Borç finansmanında borç, kabul edilen ve öngörülen zamanda geri ödenmelidir.

Hisse senedi finansmanı, herkese iş hayatında eşit hak verir. Yatırımcılar, kâr etmek maksadıyla bir şirketten hisse alır ve şirketin değerinin artmasını bekler. İşletmenin kâr etmemesi halinde yatırımcılar da hiçbir şey alamayabilirler. Yatırımcı, şirketin getirisi ve değeri artması durumunda kârdan kendi payını şirketten temettü olarak alır. Hisse senedi finansmanında yatırımcılar tüm riski üstlenirler.

Finansal Yönetim

Finansal yönetim,

işletmenin kaynaklarının temini ve kullanılması gibi finansal işlemlerin yönetilmesi ve kontrol edilmesi demektir. Bununla birlikte, genel yönetim ilkelerinin işletmenin finansal kaynaklarına uygulanması anlamına da gelir. Yatırım kararları, sabit varlıklara yapılan yatırımları kapsar. Dönen varlıklara yatırım aynı zamanda işletme sermayesi kararları adı verilen yatırım kararlarının bir parçasıdır.

Finansal kararlar; kaynağın türüne, finansman dönemine, finansman maliyetine ve dolayısıyla getirilere ilişkin karara bağlı olarak çeşitli kaynaklardan finansman sağlanması ile ilgilidir. Temettü kararında ise finans yöneticisi net kâr dağıtımıyla ilgili karar vermek zorundadır. Net kârlar genellikle ikiye ayrılır:

  1. Hissedarlar İçin Temettü: Temettü ve oranına karar verilmesi gerekir.
  2. Birikmiş Kârlar: İşletmenin genişleme ve çeşitlendirme planlarına bağlı olarak elde tutulan kârların tutarı kesinleştirilmelidir.

Finansal Yönetim Amaçları

Finansal yönetim, genellikle bir işletmenin finansal kaynaklarının tedariki, tahsisi ve kontrolü ile ilgilidir. Hedefler şunlar olabilir:

  • İşletmeye düzenli ve yeterli fon tedariki sağlamak
  • Kazanç kapasitesine, hisse senedinin piyasa fiyatına, hissedarların beklentilerine bağlı olarak pay sahiplerine yeterli getiri sağlamak
  • Optimum fon kullanımını sağlamak. Fonlar temin edildikten sonra, en az maliyetle mümkün olan en üst düzeyde kullanılmalıdır.
  • Yatırım güvenliğini sağlamak. Yeterli getiri oranının elde edilebilmesi için fonlar güvenli girişimlere yatırılmalıdır.
  • Sağlam bir sermaye yapısı planlamak. Borç ve öz sermaye arasında bir denge kurulmasını sağlayacak şekilde sermayenin sağlam ve adil bir bileşimi olmalıdır.

Finansal Yönetim Fonksiyonları

Sermaye gereksinimlerinin hesaplanması: Bir finans yöneticisi, şirketin sermaye gereksinimleri ile ilgili tahminlerde bulunmak zorundadır. Bu, beklenen maliyetlere ve kârlara ve gelecekteki endişe yaratan programlara ve politikalara bağlı olacaktır. Tahminler, işletmenin kazanma kapasitesini artıracak şekilde yapılmalıdır.

Sermaye kompozisyonunun belirlenmesi: Tahmin yapıldıktan sonra sermaye yapısına karar verilmesi gerekir. Bu, kısa ve uzun vadeli borç analizini içerir. Sermaye kompozisyonunun belirlenmesi, bir şirketin sahip olduğu öz sermaye oranına ve toplanması gereken ek fonlara bağlı olacaktır.

Fon kaynaklarının seçimi: Satın alınması gereken ek fonlar için, şirketin birçok seçeneği vardır:

  • Hisse senetleri ve tahviller
  • Bankalardan ve finans kuruluşlarından alınacak krediler
  • Tahvil şeklinde çekilecek halka açık mevduatlar

Bunların seçimi, her bir kaynağın ve finansman döneminin göreli değerlerine ve sınırlarına bağlı olacaktır.

Fon yatırımı: Finans yöneticisi, yatırımların güvenliğinin sağlanması ve düzenli getirilerin mümkün olabilmesi için kârlı girişimlere fon tahsis etmeye karar vermelidir.

Artıların elden çıkarılması: Net kâr kararı finans yöneticisi tarafından verilmelidir. Bu iki şekilde yapılabilir:

  • Temettü beyanı: Temettü oranı ve ikramiye gibi diğer faydaların tanımlanmasını içerir.
  • Birikmiş kârlar: Şirketin genişleyen, yenilikçi, çeşitlendirme planlarına bağlı olacak hacme karar verilmesi gerekir.

Nakit yönetimi: Finans yöneticisi nakit yönetimi konusunda karar vermek zorundadır. Maaşların ve faturaların ödenmesi, mevcut yükümlülüklerin karşılanması, stokta yeterli ürün bulundurulması, malzeme alımı vb. birçok amaç için nakit gereklidir.

Mali kontroller: Finans yöneticisi sadece fonları planlamak, satın almak ve kullanmakla kalmaz, aynı zamanda finanslar üzerinde kontrol sahibi olmalıdır. Mali kontrol; oran analizi, finansal tahmin, maliyet ve kâr kontrolü gibi birçok teknikle yapılabilir.

Finans Alanları

Finans; bireysel finans, işletme finansı ve kamu maliyesi olmak üzere 3 (üç) farklı alanda karşımıza çıkmaktadır.

Bireysel Finans

Bireysel finans yönetiminin en önemli noktası, gelir ve gider dengesini sağlamaktır. Bireysel finans yönetimini yapmak isteyen her kişi, öncelikle geliri kadar gider harcaması yapmalıdır. Parayı doğru bir şekilde yöneten bireyler, günlük hayatlarını doğru şekilde düzene sokarlar. Gelirinizin sabit olduğu bir işte çalışıyorsanız, gider ve gelir dengenizi kurmak daha kolaydır. Ay sonunda alacağınız para ve yapabileceğiniz harcamalar doğru bir şekilde tahmin edilebilir. Sabit giderlerinizi gelirinizden çıkartarak, diğer harcamalar için kalan paranızı belirleyebilirsiniz. Kalan tutar ile ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Bazı bireyler kalan tutar ile başka ihtiyaçları karşılar. Bazı bireyler ise gereksiz olarak nitelendirilen harcamaları erteler ve kalan tutarı birikim yapmak için değerlendirirler.

Bireysel finans nedir kavramının cevaplarından biri ise bu nedenle tasarruf ve birikim kavramlarından geçer. Bazı harcamalar vardır ki, bu harcamaların azaltılması mümkün değildir. Bu harcamalara sabit giderler denir. Ev kirası ya da faturalar bu giderler arasında gösterilebilir. Diğer olsa da olur, olmasa da olur giderler ise tasarruf yapılabilecek giderlerdir. Harcamalar konusunda tasarruf yapılmadıkça, kişisel finans yönetimi etkin olarak yapılamaz. Çünkü finansın temelinde kaynakları en verimli şekilde kullanmak ve yatırım yapmak vardır.

İşletme Finansı

Ticari finansal varlıklar, nakit akış tablosu, gelir tablosu ve bir işletmenin bilançolarıdır. Bu raporlar, işletme sahibine, herhangi bir zamanda şirketin finansal durumunu bilmesini sağlar. Bir işletme planını bir araya getirmek veya bir banka veya borç veren ile bir işletme kredisine başvurmak için de işletme finansı gereklidir. Bir işletmenin planlama safhasında, işletme finansallarını oluşturan nakit akışı tablosu, işletmenin işletmeye ne kadar nakit katması gerektiğini ve işletmenin harcamalarda ne kadar ödeme yapmayı beklediğinin tahminini içerir. İşletme faaliyete başladığında, nakit akışı tabloları, şirketin satışlardan elde ettiği kapının getirdiği nakit miktarını ve şirketin harcamalarda ne kadarını ödediğini detaylandırır. Bir şirketin ticari finansmanını oluşturan ifadelerden biri gelir beyanıdır. İşletmenin bir iş planını bir araya getirdiği zaman gelir tablosu, işletme sahibinin belirlenen süreler boyunca beklediği kar veya zararın bir yansımasıdır. Gelir tablosu bir projeksiyon olduğu için kısa ve uzun vadeli projeksiyonları içermelidir. Şirket çalışmaya başladığında, gelir tablosu gelirleri, giderleri, satılan mal veya hizmetlerin maliyetini, brüt karı, işletme karını ve vergi öncesi ve sonrası işletmenin net karını içeren gerçek rakamları içerir. Bilanço, işletme finansallarının benzersiz bir yönüdür. Zaman içinde çok özel bir nokta için işletmenin durumunun bir görüntüsüdür. Spesifik olarak, bilanço, bir kişinin bilançoyu gözden geçirdiği gün olduğu gibi şirketin varlıklarını, yükümlülüklerini ve öz kaynaklarını tam olarak gösterir. Genel olarak, bilanço, şirketin muhasebe sistemine bağlı olarak, yılın son günü, mali yılı veya takvimi ile işletme mali durumunun bir parçası olarak gözden geçirilir.

Bir işletme, kredi almak için işletme mali kaynaklarını bir araya getiriyorsa, borç veren tüm bu beyanların sağlıklı görünmesini ister. Sağlıklı işletme finansalları, işletmenin krediyi geri ödeme potansiyeline sahip olacağını göstermektedir. Rakamlar tahmin olduğundan, rakamlar kesin değildir, ancak muhafazakar tarafta daha fazla olması gerekir. Bu rakamlar muhafazakar olmalıdır, böylece eğer gerçek rakamlar daha düşükse, borç geri ödendiğinde borç verene bir sorun çıkarmaz. Gerçek rakamlar veriyorsanız, asla süslemeyin ya da yalan söyleyin. Kredi almak için işletme mali bilgilerini kullanırken daima doğru rakamları kullanın.

Kamu Maliyesi

Genel ekonomi içerisinde iki kesim faaliyette bulunmaktadır. Bunlar, kamu kesimi ve özel kesimdir. Kamu kesimi, üretim faaliyetlerinde bulunurken genellikle bölünemez ve yarı bölünebilir mal ve hizmet üretmektedir. Ayrıca bu üretimle ilgili kararlar özel kesimde olduğu gibi kâr güdüsü ile değil, sosyal ve siyasi birtakım tercihler doğrultusunda alınmaktadır. Kamu kesiminin üretmiş olduğu kamu malı ve hizmetinin miktar ve bileşimi genellikle bu tercihlerin bir sonucu olmaktadır.

Genel ekonomi içerisinde kamu kesiminin gelişimi, özellikle artan bazı ekonomik, sosyal sorunlar nedeniyle, devletin giderek ekonomiye daha fazla müdahale etme sonucunu doğurmaktadır.

Özellikle, II. Dünya Savaşı sonrasında artan kamu harcamaları ve beraberinde Keynesyen iktisadi ve mali düşüncenin ortaya çıkışı sonucunda, kamu kesiminin boyutlarında yaşanan artış bunun en somut örneğini oluşturmaktadır. Bu dönemde, piyasanın herhangi bir aksaklık yaratmadan kendi kendine işleyeceğini, bir aksaklık söz konusu olsa bile piyasanın kendi kendine yeniden dengeye geleceğini kabul eden Klasik iktisadi ve mali düşünce, yerini devlet müdahalesinin gerekli ve yerinde olduğunu savunan Keynesyen düşünceye bırakmıştır. Gerçekten gelir dağılımının giderek bozulduğu, yoksulluk ve açlık sınırının genişlediği, sosyal güvenlik hizmetlerinin alanlarının aşırı geliştiği bir ortamda, piyasa ekonomisi sosyoekonomik sorunların çözümü konusunda son derece yetersiz kalmaktadır. Bu yetersizlik daha çok piyasa ekonomisinin işleyişindeki etkinsizliklerden ortaya çıkmaktadır. Azalan maliyetle, sıfır maliyetle yapılan üretim koşulları, dışsallığın yoğun olduğu üretimlerde özel firmaların tekelleşerek toplumun refahını düşüren, daha az üreterek daha yüksek fiyattan satma eğilimi içerisinde oldukları görülmektedir. Bu yüzden de devletin piyasalara eski geleneksel işlevlerini yerine getirmek için ve bunun yanında da piyasadaki rekabet koşullarını iyileştirmek amacıyla ekonomiye müdahale ettikleri görülmektedir.

Keynesyen iktisadi ve mali düşüncenin ortaya çıkışı ve geniş bir şekilde kabul görmesi, ülke ekonomileri içinde kamu kesiminin payının artışını sağlayan en önemli etken hâlini almıştır. Bu gelişmelerden sonra şöyle bir sonuca varılabilir. Devletin ve kamu kesiminin fonksiyonlarını iç-dış güvenlik, diplomasi gibi hizmetlerin varlığı ile sınırlayan Klasik iktisadi ve mali düşünce etkisini yitirmiş, onun yerine gerek sosyal gerekse ekonomik hayatta aktif politikalar uygulayan bir kamu kesiminin varlığı gerekli hâle gelmiştir.